Rahmetli Başkan Mehmet Çalık, Kayserispor’u kastederek; “Yüz paralık bakkalın on paralık defteri olur”, demişti.
Acaba Kayserispor’un defteri var mıydı?
O nedenle, on paralık defteri olan bakkal bile altını çalar, yıllık “giren-çıkanının” hesabını yapar.
**
Hatırlar mısınız? Kulakları çınlasın, İlhan Kesici dostumuz, Erzurumlu bakkal amcanın hikayesini anlatmıştı, Erzurum şivesi ile; “Deftere bakıyorum hac farz olmuş. Cebe bakıyorum, zekata muhtacım!” Ülkemizin ekonomisini böyle anlatmıştı, yıllar yıllar öncesi.
**
Orhan Veli merhumun dediği gibi; “cep delik, cepken delik /kevgire döndük!” Hamd olsun, Maliye, elimize ne geçti, elimizde avcumuzda ne varsa, bir sünger gibi emiyor. Tabii, bugünlerde ince ince kar yağıyor. Tabii, fakir-fukaranın üstüne. Ah o fakir fukara bunu bir görebilse, sandığa yansıtabilse!
**
Çalık’tan sonra aradan epey zaman geçti, üstadımız Mahfi Eğilmez, “2026’ya girerken gelir dağılımını”, “Gelir Dağılımının Arka Yüzü”nü, ”Kendime Yazılar Blogu’nda” yayınlandı (29 Aralık 2025). Kaynak da TÜİK. Verilere baktığımızda, “Batı yakasında değişen bir şeyin olmadığını” görüyoruz. Yani, bakkal amca gibi, zekata muhtacız!.
**
İstedikleri kadar uçtuk, uçuyoruz; Batı bizi kıskanıyor desinler fakirin fakirliği zenginin zenginliği artarak devam ediyor. Başka bir ifade ile, görünen o ki, siyasal iktidar “yoksulluğu” kaldırma değil de “yönetme”yi yeğliyor. Bakınız nasılmış “gelir dağılımı”? Üstadımıza kulak verelim:
**
… 2024 yılında gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini Katsayısı 0,410 olarak ortaya çıkıyor. Bu katsayı “0 ile 1” arasında bir değer alır, 0’a ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar iyi, 1’e ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar bozuktur. Bizde Gini katsayısı yıllardır 0,40 dolayında bulunuyor. Bu oran gelir dağılımının bozuk olduğunu gösterir.
***
“Batı yakasında değişen bir şey yok!”, derken kastımız budur efendim. 1960’larda, yüksek okulda öğrenciyken, kazara, gelir dağılımı, Lorenz Eğrisi, Gini Katsayısı desen, “vurun komüniste, gelir dağılımından söz ediyor!” diye tepene binerler; arkandan da; “Komünistler Moskova’ya!” diye bağırırlardı. AB ile muhatap oldukça, bunlar, TÜİK tarafından yayınlanmaya başladı.
**
Rahmetli İdris Küçükömer Hoca; “Bir ülkenin ne halde olduğunu görmek için Lorenz Eğrisini çizmek, Gini Katsayısını” hesaplamak gerekir!” derken, benzeri bir tepki ile muhatap olurdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yıllardır, profesör yapmamışlardı. Öyle ya, “komünistin” teki idi.
***
“P80/P20 oranı (ya da Kuznets Oranı) en yüksek yüzde 20’lik gelir grubuyla en düşük yüzde 20’lik gelir grubu arasındaki gelir farkını gösteriyor. Bizde bu oran 2024 yılında 7,5’tir. Buna göre en yüksek gelir grubuyla en düşük gelir grubu arasında 7,5 kat fark vardır. Son yıllarda bu oranda az da olsa bir düzelme göze çarpıyor.
**
Nüfusun yüzde 20’lik gruplara bölünmesi ve her bir grubun ülkenin toplam gelirinden (GSYH) aldığı payların gösterilmesi bize gelir dağılımı hakkında daha net bir fikir verir.”
***
Bir de yüzde 10 (P90/P10)ve yüzde 5’lik (P95/P5)gruplara göre oranı hesaplayalım bakalım ne çıkacak? Lüks lokantaları dolduranlar bu son grup olmasın?
***
“Oluşturduğumuz bu tablodan çıkan sonuçları sıralayalım”, diyor Üstadımız:
“(1) En yüksek gelirli nüfusu oluşturan yaklaşık 17,1 milyon kişilik grup toplam 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin yüzde 48’ini yani 651,9 milyar dolarını alıyor.
(2) En düşük gelirli nüfusu oluşturan yaklaşık 17,1 milyon kişi 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin yüzde 6,4’ünü yani 86,9 milyar dolarlık kısmını alıyor.
(3) En yüksek gelirli grupta kişi başına gelir 38.049 dolar iken en düşük gelirli grupta kişi başına gelir 5.073 dolar düzeyinde bulunuyor (Kuznets Oranı = 7,5.)
(4) Üçüncü yüzde 20’lik grubu orta sınıf olarak kabul edersek bu gruptakilerin kişi başına geliri 11.573 dolar olarak hesaplanıyor. 2024 yılı itibarıyla orta sınıfın yıllık ortalama geliri 11.573 dolar olduğuna göre bunun aylık karşılığı 964 dolardır.
(5) 2024 yılında asgari ücret net 17.002 liraydı. Bunun dolar karşılığı 475 dolar eder. Bunu yıllığa çevirirsek 5.700 dolar eder. Buna göre en düşük gelirli 17,1 milyon kişi 2024 yılında asgari ücretin altında ortalama gelir elde edebilmiş.
(6) Haziran 2024 itibarıyla TÜRK-İş’in hesapladığı açlık sınırı 18.979 lira. Yıllığı 227.748 lira ve 6.943 dolar ediyor. Buna göre en düşük gelirli yüzde 20 nüfus, bir başka deyişle 17,1 milyon insan açlık sınırının altında ortalama gelire sahip olabilmiş.
**
Kuşkusuz bu hesaplar GSYH’nin yüzde 27’sine ulaştığı tahmin edilen kayıt dışı faaliyetleri ve gelirleri kapsamıyor.
**
Daha ziyade bize benzeyen ülkelerle kıyaslamak daha doğru olur. Gini Katsayısına bakarsanız Romanya, Bulgaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan bizden iyi durumda görünüyor. Dünya mutluluk endeksine göre İskandinav ülkeleri hep ön sıralarda yer alıyor. Birçok uzman bu durumun temel sebeplerinden biri olarak, bu ülkelerdeki gelir eşitsizliğinin düşük olmasını gösteriyor.”
