“128 milyar dolar nerede?” sorusu mizahın konusu olmaya; afişler polis zoru ile indirildikçe, peş peşe yasaklar gelince daha da ülke gündemine girmeye başladı. Oysa, ilk asılana bu denli tepki verilmeseydi, bir müddet sonra unutulur giderdi…
Ama duramadılar, gittikçe üstüne gittiler, halkın mizah gücü de duru mu? Sosyal medya hesaplarında “yarışma” konusu bile oldu. Neyse “gırgırı” bırakalım da mevzu hutbemize gelelim. DEVA Partisi Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakcı’nın açıklamalarına kulak verelim.
“Merkez Bankası'nın kaybolan 128 milyar dolarına ilişkin iktidar kanadından gelen açıklamaların halkı yanılttığını” söylüyor dedi, ilave etti: '‘Merkez Bankası bir döviz büfesi değildir'.
Ben şöyle anladım; “Selamünaleyküm, benim dövize ihtiyacım var!”, diyen her kişi döviz büfesine uğrar gibi uğrayamaz, diyor… Yani, delikanlılık jargonunda ki, “lingonun ahir değil burası!” demek istiyor.
***
Kaldı ki, döviz büfesinin bile “on paralık defteri” olur. Sabah, “bismillah!” diye dükkanını açtığında, kasasında ne kadar döviz, ne kadar TL var, bilir. Zira, akşam kapattığında da kasa sayımı yapar, bir gün sonraya aktarır. Yani, başkan rahmetli çalık’ın, vakti zamanında Kayserispor için söylediği gibi; “Yüz paralık bakkalın on paralık defteri olur!”
Diyelim, bu para zorda kalanlara destek için harcandı. Bugünkü para ile TL karşılığı 1 trilyon lira. Yine diyelim, dedikleri gibi, 60 milyar TL’si sosyal yardım ve pandemide destek için harcandı. Meral Akşener’in dediği gibi peki, 940 milyar TL nerede? Bunun, merhum Çalık örneğinde olduğu gibi, “10 paralık defterde” gözükmesi gerekmez mi?
***
DEVA Partisi Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakcı, Merkez Bankası rezervlerinde eriyen 128 milyar dolara ilişkin açıklamalarda bulundu. Halkı yanılttığını söyleyen Çanakcı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gerek Sayın Canikli’nin gerek Merkez Bankası Başkanı’nın ‘bu rezervler şu kaleme, bu alana gitmiştir’ şeklindeki açıklamalarının hiçbir anlamı yok. Satan varsa mutlaka bir alan da vardır.”
***
Formel bir muhasebe eğitimi almadım ama bildiği, temel üç kural var muhasebede: ”Alan hesap borçlu, veren hesap alacaklı”, “borçsuz alacak, alacaksız, borç olmaz”, “borç ve alacak yekunu birbirine eşittir”. Şayet eşit değilse ya kayda girmeyen bir giriş ya da bir çıkış vardır.
Diyelim ki; bunun 28 milyar doları ile altın aldınız. Rezerviniz 100 milyar dolara düştü. Ama “altın hesabınız”, aldığınız altın kadar arttı. Yine “bilanço dengesi” söz konusu. Diyelim, bu altını piyasaya sattınız bu sefer de bunun bedeli kadar TL cinsinden paranız artar…
Mesela, “50 milyar dolar” Hazine’ye verdiniz. Bu kadar dolar borçlanır Hazine… Bu da bilanço da gösterilir. Ta ki, Hazine geri ödeyene kadar… Yine denge vardır… Muhasebenin üç temel kuralı bana bunları anımsattı. Öyle ya, 128 milyar dolar nerede?
***
Çanakçı şu can alıcı soruyu soruyor; “Halkımıza ‘Şükredin ki hayali ve bedava döviz satışı gerçekleştirmedik’ mi demek istiyorlar?” Ve devam ediyor:
“Elbette satılan bu dövizleri birileri risklerini azaltmak ve pozisyonlarını kapatmak için aldı. Onlar riskini azaltırken, pozisyonlarını kapatırken Merkez Bankası rezervi eksi 60 milyar dolar seviyesine kadar geriledi. İşte bu nedenle ülkemizin riskleri tarihî en yüksek seviyelere çıktı. Halkımız ağır bir bedel ödemeye mahkûm edildi.”
“Merkez Bankası Başkanı ve diğer yetkililer, bu satışları finansal istikrarı sağlamak, kurları, faizleri, enflasyonu kontrol etmek için gerçekleştirdiklerini söylüyorlar. Gerçek, fiili tabloya bakalım. Döviz kurları da faizler de enflasyon da çok daha yüksek seviyelerde. Bu, döviz rezervlerinin çarçur edilmesi değil de nedir Allah aşkına?”
Çanakcı, açıklamalardaki bir çelişkiye de dikkat çekti: “Hükûmet adına birisi çıkıp, ‘Aslında bu kadar rezerv hiç olmadı ki satalım’ diyor, diğeri çıkıp ‘Aslında satılan döviz 128 milyar dolardan da fazla, 160 milyar dolar civarında’ diyor. Hangisine inanacağız? Yapılan açıklamaların hepsi kısmî, yanlış ve yanıltıcıdır. Doğru olmayan bilgi ve verilerle laf ve rakam kalabalığına getirilerek halkımız yanıltmak istenmektedir.”
Dalgalı kur rejiminde Merkez Bankası’nın isteyen herkese döviz satmak zorunda olmadığını ifade eden Çanakcı: “Merkez Bankası bir döviz büfesi değildir. Döviz talebinde geçici şoklara bağlı ani sıçramalar söz konusu olduğunda finansal istikrarı korumak için düzenli döviz satış ihaleleri gerçekleştirebilir. Ancak bu ihalelerin ve döviz müdahalelerin açık ve şeffaf biçimde yapılması gerekir”, dedi.
***
Evet.
“128 milyar dolar nerede?”
Ne zaman satıldı; kimler, kaç liradan aldı?


