KADİR DAYIOĞLU


10 MUHARREM

Kerbela şehitlerini rahmetle anıyorum. Cümlemizin Muharremini kutlarım.


Muharrem, hüzünlü ay. Hicri takvimin de başlangıcı. Bugün, Muharrem’in onuncu günü. Aşure günü de denir. Anadolu’da ve AleviŞiiCaferi dünyada kutlanır. Aşure ikram edilir… 

***

Yine bugün, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza’nın ciğerini yiyen Hind’in torunu, Muaviye’nin oğluEmeviler’in ikinci halifesi Yezid tarafından, “evlad-ı Resul” yani Hz. Hüseyin ve evladınınKerbela’da katledildiği gün. Şehitlerin sayısının yetmiş iki olduğu söylenir. Bir yandan Fırat akarken, diğer yandan şehitler, susuz katledilmişlerdi. 

***

Aslında bu olay, etkileri günümüze kadar süren, İslam dünyasındaki kırılmaların başlangıcıdır da… Zalimler için söylenen; “Yezid soylu!” deyişi de bu olay üzerine söylenmiştir. Geleneğe bağlı olmayanların, ortak sözlerinden birisidir. Bunlar, Muaviye ve Yezid soyuna lanet okurlar. 

***

Yine geleneğe bağlı olanlar, Hazreti Peygamber’in; “Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır” yani;“Ben kimi dost edinir veya yetkili kılarsam, Ali de onu dost edinir, yetkili kılar”sözüne rağmen;“Hz. Ali mutlak olarak haklıydı ama Muaviye de haksız değildi!” türünden tevil yaparlar. Bardağın yarısı dolu, yarısı boş hikayesi gibi…

***

Hz. Hüseyin’e, “şah-ı şehidi Kerbela” da denir. Mersiyeler yazılmıştır, üstüne… Biliyorsunuz, mersiye: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlere denir. Kimi şairler, Kerbelâolayını ele alarak, Hz. Hüseyin için de mersiyeler yazmışlar. 

***

Bunların içinde en tanınmışları Fuzulî’nin ve Kâzım Paşa’nındır.

***

Fuzuli’nin mersiyesi şöyle biter:

 

“Yâd et FuzûlîÂl-i 'Abâ hâlin eyle âh

Kim berk-ı âh ile yakılır hırmen-i günâh”

***

Hirmen-i günah, günahsız; berk, şimşek çakması anlamlarına geliyor.

***

Biliyorsunuz, Ünlü divan şairi Fuzul’i, Alevi’dir. Tıpkı Yunus Emre gibi… 

***

Âl-i Abâ şöyle tanımlanıyor. “Sünnî ve Şiî hadis kitaplarında yer alan bir rivayete göre, Hz. Peygamber ÜmmüSeleme’nin evinde iken, ‘Ey Ehl-i beyt! Allah kusurlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak ister’ (el-Ahzâb 33/33) meâlindekiâyetnâzil olmuş, bunun üzerine Peygamber Hz. Ali’yi, Fâtıma’yı, Hasan ve Hüseyin’i abasının altına alarak, ‘Allahım, benim ehl-i beytim işte bunlardır; bunların kusurlarını gider, kendilerini tertemiz yap!’ diye dua etmiştir.” (Diyanet Vakfı, İslam Ansiklopedisi)

***

Yine bir sahih hadisler arasında, Resulü Ekrem’in, “veda haccında”“Size iki emanetim var. Birincisi Kur’an, ikincisi ehl-i beytim” dediği aktarılmakta. 

***

Kâzım Paşa’nın “mersiyesi” şöyle biter; 

 

“Düştü Hüseyn atından sahrâ-yıKerbelâ’ya

Cibrîl var haber ver sultân-ı enbiyaya”

 

***

Noksanî‘nin, berceste denebilecek türden dizeler. Noksanî; Erzurumlu, 19. Yüzyılda yaşamış, doğum ve ölüm tarihleri bilinmeyen Alevi/Bektaşi bir ozan. 

 

Vücûdun evini seyran eyledim

Bir köşenin yetmiş iki kolu var

Evvelinde altmışına uğradım

On ikinin türlü türlü hâli var

 

Yedi kapı açılır arşın katında

Dördü zâhirde üçü bâtında

Bir kulu var kendi irâdetinde

Üç yüz altmış altı yeksen kulu var

…..

Noksanî bu sırra ereyim dersen

Çârdakimasûmu göreyim dersen

İmânla cennete gireyim dersen

Cem’ evine diri varma ölü var

***

Sırada Pir Sultan Abdal var.

 

Halimizi hâl eyledik

Yolumuzu yol eyledik

Her çiçekten bal eyledik

Arıya saydılar bizi

 

PîrSultânımHaydâr şunda

Çok kerâmet var insânda

O cihanda bu cihânda

Ali’ye saydılar bizi

***

Kerbela şehitlerini rahmetle anıyorum. Cümlemizin Muharremini kutlarım.