KADİR DAYIOĞLU


100. YIL VE SÜMER

Cumhuriyetimizin “100. Yıl” dönümüne şunun şurasında bir hafta kaldı… İsterseniz, Cumhuriyeti yok sayanlara, görmezden gelenlere Mustafa Kemal’in,“Cumhuriyet’in 10. Yılı”nda yaptığı konuşmanın finalini anımsatayım...


Cumhuriyetimizin “100. Yıl” dönümüne şunun şurasında bir hafta kaldı… Anlaşılan, “İsrail-Hamas” savaşının gölgesinde kalacak kutlamalar… Hiç yapılmayacak ya da sönük geçecek… Tabii, bir kısmı da bunu bahane edecek, kutlamamak için. Öyle ya, fırsat geçti ellerine.

***

Bahane edeceklerin, geçmişte de bazı bahanelerle “Milli Bayramları” kutlamadıklarını, bu bayramlara katılmadıklarını bildiğimiz için, alıştık artık… Ama unutmasınlar, “100. Yıl”, bunun banisi yüce Atatürk ve “Cumhuriyete kol kanat gerenler” asla ve asla gözlerden, gönüllerden silinemeyecek; silemeyecekler…

***

İsterseniz, Cumhuriyeti yok sayanlara, görmezden gelenlere Mustafa Kemal’in,“Cumhuriyet’in 10. Yılı”nda yaptığı konuşmanın finalini anımsatayım:

Büyük Türk Milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bugün, aynı inan ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medenî âlem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türk'üm diyene!

***

Geçenlerde bu konuda ki yazımda, belediyeleri de etkinlik yapmaya davet etmiştim. Talas Belediyesi çok duyarlı davrandı, “100 Yıl” kapsamında yaptıkları/yapacakları etkinlikleri anlatan bir metin gönderdi, Basın Müdürlüğü aracıyla… Ayrıca, basın sorumlusu Uğur Yurt dostum da telefon açma nezaketini gösterdi. Teşekkür ettim kendilerine.

***

O nedenle, değerli Talas Belediye Başkanımız Mustafa Yalçın’ın şahsında Belediyemizi kutluyor, teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

***

Tabii, AK Partili belediyelerin, özellikle Büyükşehrin, saman altından, aklı sıra “çaktırmadan!” yaptığı bir iş var… Buna çok değindim biz kez daha değineceğim… Kadim ve “erken Cumhuriyet dönemi” eseri, “Sümer Mahallesi”’ni kaldırıyorlarmış. Teklif de Kocasinan Belediyesi’nden gelmiş.

***

Şimdi açık ve net, hiç “kıvırtmadan” soruyorum… Sayın Başkanlar, buna ne gerek duydunuz, “erken dönem Cumhuriyet’in” kazanımlarıyla ne alıp vermediğiniz var?

***

Cumhuriyet’in “100. Yılı”nda, onun simge eserlerinden, “Sümer” sözcüğü sizi ne diye bu kadar rahatsız ediyor?

***

Bakınız, “Sümer” ismi ile anılan “Sümer Bez Fabrikası” yönettiğiniz bu kentin ekonomik, sosyal ve eğitim alanında simge yeridir. Yok, fabrika yapılırken, yönettiğiniz Kayseri’nin hali pür melalini öğrenmek istiyorsanız, Lilo Linke’nin, “Mustafa Kemal Türkiyesi-Modern Türkiye Seyahatnamesi” isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim.Ne olur, biraz okuyun!..

***

Aslında, Kayseri sevdalılarına, Cumhuriyet sevdalılarına da tavsiye ederim… Mutlaka okunması gereken bir kitap. Bu kitapları okumazsanız, “Mustafa Kemali” ve Osmanlı’dan devralınan mirası anlayamazsınız. 

***

Herkes okusun, “Sümer Bez Fabrikası” yapılırken Kayseri’nin sosyal, beşeri, ekonomik durumunu bir görsün… Görsünler de, “Mustafa Kemal Türkiyesi”, bazılarının öykündükleri, Osmanlı’dan devraldığı bir coğrafyanı öğrensinler…

***

İkincisi, özellikle Belediye Başkanları, “kent hafızası” bağlamında çok “tutucu”, çok “duyarlı” olmalı… Olur olmaz tekliflere izin vermemeli, özellikle “yer, yöre” isimlerini gözleri gibi korumalı… Ama bizde öyle mi? Mesela Gürcü Caddesi, Şiremenli Caddesi, Posta Caddesi isimlerinin konduğu dönemlerin Başkanları çok mu cahildi? Bir bildikleri vardı ki, koydular? 

***

Kadim isimleri, dört beş asır öncesi kayıtlarda geçen isimleri, bir çırpıda kaldırıp atıyorlar, yerine kendi siyasal ve ideolojik angajmanlarına uygun isimler koyuyorlar. Mesela mı, Erenköy Mahallesi, Altınoluk Mahallesi, Metin Yüksel Caddesi, Sedat Yenigün Caddesi. Evet bunlar neyin nesi? Çok sorduk, kimseden çıt çıkmadı.

***

Kayseri ile ve tabii, ülkemiz ile hiç mi hiç ilgisi olmayan bu isimler neyin nesi? Ha. Bu isimleri evinize, apartmanınıza, hanınıza, hamamınıza, işyerinize rahatlıkla koyabilirsiniz ama kamusal alana taşıyamazsınız… 

***

Kaldırılmak istenen “Sümer Mahallesi” bunlar gibi değil… “Sümer Cumhuriyet”in simgelerindendir.Etibank gibi… Ben Sümer Orta Okulu mezunuyum. Gurur duyarım okulumla. O zaman, Sümer Lisesi yoktu… Duyunca yüreğim cız dedi…

***

Oldu olacak bu okulların isimlerini de kaldırın, olup bitsin… Mesela, AGÜ’ye ayrılan yere “AGÜ Sümer Kampüsü” denmesin, bu sisim de silinsin. Zaten, böle parçalaya Sümer Fabrikasını paramparça ettiniz, hiç olmasa mahalleye dokunmayın…

***

Buna karar verecek belediye meclisi üyelerine de bir çift sözüm var… Beyler, beyler sizler adı üstünde, yerelden seçilip gelen meclis üyelerisiniz. Yani, Kayseri’nin “kent hafızasını” korumakta, birinci dereceden sorumlusunuz. Yoksa, sizlerde de mi bu “kent bilinci” oluşmadı?

***

Bu vesile ile bir şeye daha değinmek istiyorum… Yine simge isimlerden “Kartal Bulvarı”’nın adı değişiyormuş? Yine duyduğuma göre Kartal’dan ta Develi’ye kadar, yaklaşık 40 km.’lik yolun adı “Mehmet Özhaseki Bulvarı” olarak değişiyormuş? Bu kadar uzun bir yola, bir isim verilmesi, dünyanın neresinde var? Ben, bilmiyorum…

***

Etmeyin, gitmeyin… Erciyes tesislerinin tamamınaMehmet Beyin adını verebilirsiniz, yakışır da. Mesela; “Mehmet Özhaseki Erciyes Tesisleri”. Peki, “Erciyes Bulvarı” ismi dururken, ne diye değiştirirsiniz ki? 

***

Memduh Başkana acizane tavsiyem, bu önerileri işleme koymaması; şayet karar çıktıysa, Vali Beyin engel olmasını dileriz… Bir “kentin hafızasına” bu kadar darbe vurulmaz; hele hele koruması gereken belediyelerce. Umarım, bizleri sevindirecek bir haber kısa zamanda verilir.