Sedat Kılınç: "Şu anda konut almanın tam sırası"
SEDAT KILINÇ İNŞAAT YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE İYİ PARTİ GENEL BAŞKAN BAŞDANIŞMANI SEDAT KILINÇ, ŞU ANDA HAZIR KONUTLARDA YÜZDE 50 DAHA AVANTAJLI FİYATLAR OLDUĞUNU SÖYLEYEREK, “ŞU ANDA KONUT ALMANIN TAM SIRASI” DEDİ.
Sedat Kılınç İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Sedat Kılınç, şu anda hazır konutlarda yüzde 50 daha avantajlı fiyatlar olduğunu söyleyerek, "Şu anda konut almanın tam sırası" dedi.
"Hukukun üstünlüğü yatırımcıyı Türkiye’ye getirir"
Kılınç ülkede krizin bitmesi için en önemli faktörlerin adalet ve güven olduğunu söyleyerek, Sedat Kılınç, "Bu ülkede krizin bitmesi için en önemli faktörlerden biri adalet ve güven. Birbiriyle, ekonomi ile güven ve adalet yapışık ikiz gibi. Bir ülkede eğer hukuk sistemine güven olursa, adalet mekanizması doğru işlerse güven olur. Güven de ekonominin bel kemiğidir. Yani güven olan ortamda yatırımlar başlar, iş dünyası yatırım yapmaya devam eder. Fakat güven yoksa yatırımcı da imtina eder. Aslında ülkedeki problemlerin temelinde hukuk var. Hukuk olan bir ülkede birincisi liyakatsiz kadrolar görevde olmaz. Ekonominin başında olmaz veya sanayinin bakanlığının başında olmaz. Liyakatin olduğu bir yerde adalet varsa liyakat olur, liyakatin olduğu bir yerde de üretim devam eder. Bunlar olmadığı takdirde de üretimde azalma başlar. 2024 yılında Türkiye’den giden sermaye 50 milyar dolar. Bizim insanımız ülkeden 50 milyar dolar götürdü. Toplamda giden yatırım 350 milyar dolar civarında. Bakın adalet ve güvenin iktisat ve ekonomi üzerindeki etkisini görmeliyiz. Bu para ülkede olsa dışarıda para aramaya gerek yok. Bunun sebebi de işte hukuksuz müdahaleler. Bu ülkede adalet olduğu bilinirse, hukukun üstünlüğünü görürlerse o yatırım Türkiye’ye gelir. Orada bir endişe varsa hiçbir yatırım ülkeye gelmez" dedi.
"Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur"
Vatandaşta hapse girmekle alakalı algı oluştuğunu fakat suçu ispatlanana kadar herkesin masum olduğunu söyleyen Sedat Kılınç, "Vatandaş da mevcut iktidara rakip olan herkes içeri atılabilir algısı var. Sokaktaki herkes bir konu hakkında fikrini beyan ederken bile korkuyor. Ülkede bu algı oluştu. Tabana kadar indi. Toplumun her kesiminde böyle bir algı var. Muhalefetteki belediye başkanlarına bakıyorum gece yarıları evlerinden alınıyor, savunma hakkı verilmiyor. Yolsuzluk varsa hesap sorulsun. Bu vatanda bir kişinin bile hakkı yeniyorsa, hırsızlık yapılıyorsa bunun hesabını soralım. Kaldı ki 85 milyonun hakkını yiyorsa bunun hesabını da mutlaka sormamız lazım. Buna karşı değiliz ama kamuoyunda artık algı bu oldu. Suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur. İspatlanmadan siz birini içeri atarsanız, sonra suçu bulursanız burada hukuktan bahsetmek olmaz" ifadelerini kullandı.
"Konut almanın tam zamanı"
Kılınç, hazır konutlarda yeni yapılacak olan konutlara göre fiyatların yüzde 50 daha avantajlı olduğunu söyleyerek, "İnşaat sektöründe biliyorsunuz ki konut üretiyoruz biz. Barınma ve bu da zorunlu bir ihtiyaç. Evet talep var ama bu ülkede aslında sektördeki krizin sebebi talebin olmayışı değil. Bunu dediğim zamanlarda 0.64 oranında bir konut kredisi çıkmıştı ilk ev alanlara. Bunun sürdürülemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Şimdi geldik bugüne. Bugün şu açıdan konut almanın tam zamanı; bugün maliyetler yüksek ama satış olmadığı için yani talep olmadığı için ki arz-talep kuralı fiyatı belirler. Şu anda talep yok yani az ama arz var. Öyle olunca maliyetin altında satışlar var. Maliyetteki kastımız şu, inşaat yıllara yaygın bir imalat. Yıllar boyunca yapılan bir maliyet var. Bir de o gün itibari ile aynı inşaatı yapsanız inşaat maliyeti var. Yıllara yaygın olana göre maliyet tabi enflasyonu dahil etmezseniz düşük görünür. Yenisini yaparsanız enflasyon payını da ekleyince çok yükseliyor. Mesela şu anda bitmiş daire fiyatı 10 milyon TL, aynı daireyi aynı özellikte şimdi başlasanız 15 milyon TL. Yüzde 50 fark var. Şu anda fiyatlar yüzde 50 daha uygun. Avantajı bu. Parası olan, başka yerde yatırımı olan biri için gayrimenkul almak bu noktada avantajlı. Enflasyon var önümüzde, artacak çünkü bu gayrimenkulün fiyatı" dedi.
"Kayserispor’da Hurma gibi profesyonellere ihtiyaç var"
Kayserispor’un profesyoneller tarafından yönetilmesi gerektiğini söyleyen Kılınç, "Kayserispor ve yönetimine başarılar diliyorum öncelikle. Kritik bir süreçten geçiyor Kayserispor. Maalesef üzülerek de söylüyorum 3-4 yıldır da hep aynı süreci yaşıyoruz. Futbol büyük bir endüstri. Baktığımızda futbolda profesyonel bir yönetim anlayışı olduğunda sadece futbol olarak bakmamak lazım. Özellikle turizm noktasında da birçok şehre katkı sağlıyor. Para değil bu iş bir vizyon meselesi. Futbola ilgi meselesi. Yönetim kadrosunun futbolla ilgili olması lazım. Profesyonellerden oluşması lazım. Bunu bir endüstri gibi düşünün. Buranın finansının kendini yönetecek kapasiteye ulaşması için başındakilerin ehliyetli, liyakatli, profesyonel olması lazım. Nurettin Açıkalın şu anda başkan. İyi bir iş adamıdır. İşini iyi yapıyordur ama futbol böyle değil. Futbol farklı bir alan. Futbol bir kadro, ekip işi. Yönetimde de tamamı futbolu bilen, anlayan ve profesyonellerden oluşursa o zaman Kayserispor’u Afrika’daki bir çocuk da bilir, Amerika’daki de Kanada’daki de bilir. Ben Recep Mamur döneminde takımın yönetimindeydim. Süleyman Hurma profesyoneliydi bu işin. Tek eksiği Süleyman Hurma gibi kaç kişi daha lazım. Fakat bu bakış açısını Recep Mamur Kayseri’de yaptı. Ona teslim etti. ‘Bu işin profesyoneli sensin’ dedi. O dönemde Kayserispor’un futbolculardan kazandığı parayı düşünün. O dönem kulüp maddi açıdan iyi durumdaydı çünkü Süleyman Hurma bir profesyonel olarak alıyordu ve belli bir noktadan sonra da satıyordu. Kulübe çok ciddi bir kazanç getiriyordu. Anlatmak istediği şey bu. Kayserispor’a şu anda çok ciddi emek veren Baki Ersoy en çok katkı sağlayan isim. Gerçekten de bakıyorsunuz hem deplasmanda kulübe destek olması açısından hem ekonomik destekten hem de taraftar üzerindeki desteğinden dolayı kulübe çok büyük katkı sağlıyor. Takdir etmemek çok yanlış olur. Çok emeği var. Kulüp üzerinde emeği olan herkesten Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
"Hukukun üstünlüğü yatırımcıyı Türkiye’ye getirir"
Kılınç ülkede krizin bitmesi için en önemli faktörlerin adalet ve güven olduğunu söyleyerek, Sedat Kılınç, "Bu ülkede krizin bitmesi için en önemli faktörlerden biri adalet ve güven. Birbiriyle, ekonomi ile güven ve adalet yapışık ikiz gibi. Bir ülkede eğer hukuk sistemine güven olursa, adalet mekanizması doğru işlerse güven olur. Güven de ekonominin bel kemiğidir. Yani güven olan ortamda yatırımlar başlar, iş dünyası yatırım yapmaya devam eder. Fakat güven yoksa yatırımcı da imtina eder. Aslında ülkedeki problemlerin temelinde hukuk var. Hukuk olan bir ülkede birincisi liyakatsiz kadrolar görevde olmaz. Ekonominin başında olmaz veya sanayinin bakanlığının başında olmaz. Liyakatin olduğu bir yerde adalet varsa liyakat olur, liyakatin olduğu bir yerde de üretim devam eder. Bunlar olmadığı takdirde de üretimde azalma başlar. 2024 yılında Türkiye’den giden sermaye 50 milyar dolar. Bizim insanımız ülkeden 50 milyar dolar götürdü. Toplamda giden yatırım 350 milyar dolar civarında. Bakın adalet ve güvenin iktisat ve ekonomi üzerindeki etkisini görmeliyiz. Bu para ülkede olsa dışarıda para aramaya gerek yok. Bunun sebebi de işte hukuksuz müdahaleler. Bu ülkede adalet olduğu bilinirse, hukukun üstünlüğünü görürlerse o yatırım Türkiye’ye gelir. Orada bir endişe varsa hiçbir yatırım ülkeye gelmez" dedi.
"Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur"
Vatandaşta hapse girmekle alakalı algı oluştuğunu fakat suçu ispatlanana kadar herkesin masum olduğunu söyleyen Sedat Kılınç, "Vatandaş da mevcut iktidara rakip olan herkes içeri atılabilir algısı var. Sokaktaki herkes bir konu hakkında fikrini beyan ederken bile korkuyor. Ülkede bu algı oluştu. Tabana kadar indi. Toplumun her kesiminde böyle bir algı var. Muhalefetteki belediye başkanlarına bakıyorum gece yarıları evlerinden alınıyor, savunma hakkı verilmiyor. Yolsuzluk varsa hesap sorulsun. Bu vatanda bir kişinin bile hakkı yeniyorsa, hırsızlık yapılıyorsa bunun hesabını soralım. Kaldı ki 85 milyonun hakkını yiyorsa bunun hesabını da mutlaka sormamız lazım. Buna karşı değiliz ama kamuoyunda artık algı bu oldu. Suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur. İspatlanmadan siz birini içeri atarsanız, sonra suçu bulursanız burada hukuktan bahsetmek olmaz" ifadelerini kullandı.
"Konut almanın tam zamanı"
Kılınç, hazır konutlarda yeni yapılacak olan konutlara göre fiyatların yüzde 50 daha avantajlı olduğunu söyleyerek, "İnşaat sektöründe biliyorsunuz ki konut üretiyoruz biz. Barınma ve bu da zorunlu bir ihtiyaç. Evet talep var ama bu ülkede aslında sektördeki krizin sebebi talebin olmayışı değil. Bunu dediğim zamanlarda 0.64 oranında bir konut kredisi çıkmıştı ilk ev alanlara. Bunun sürdürülemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Şimdi geldik bugüne. Bugün şu açıdan konut almanın tam zamanı; bugün maliyetler yüksek ama satış olmadığı için yani talep olmadığı için ki arz-talep kuralı fiyatı belirler. Şu anda talep yok yani az ama arz var. Öyle olunca maliyetin altında satışlar var. Maliyetteki kastımız şu, inşaat yıllara yaygın bir imalat. Yıllar boyunca yapılan bir maliyet var. Bir de o gün itibari ile aynı inşaatı yapsanız inşaat maliyeti var. Yıllara yaygın olana göre maliyet tabi enflasyonu dahil etmezseniz düşük görünür. Yenisini yaparsanız enflasyon payını da ekleyince çok yükseliyor. Mesela şu anda bitmiş daire fiyatı 10 milyon TL, aynı daireyi aynı özellikte şimdi başlasanız 15 milyon TL. Yüzde 50 fark var. Şu anda fiyatlar yüzde 50 daha uygun. Avantajı bu. Parası olan, başka yerde yatırımı olan biri için gayrimenkul almak bu noktada avantajlı. Enflasyon var önümüzde, artacak çünkü bu gayrimenkulün fiyatı" dedi.
"Kayserispor’da Hurma gibi profesyonellere ihtiyaç var"
Kayserispor’un profesyoneller tarafından yönetilmesi gerektiğini söyleyen Kılınç, "Kayserispor ve yönetimine başarılar diliyorum öncelikle. Kritik bir süreçten geçiyor Kayserispor. Maalesef üzülerek de söylüyorum 3-4 yıldır da hep aynı süreci yaşıyoruz. Futbol büyük bir endüstri. Baktığımızda futbolda profesyonel bir yönetim anlayışı olduğunda sadece futbol olarak bakmamak lazım. Özellikle turizm noktasında da birçok şehre katkı sağlıyor. Para değil bu iş bir vizyon meselesi. Futbola ilgi meselesi. Yönetim kadrosunun futbolla ilgili olması lazım. Profesyonellerden oluşması lazım. Bunu bir endüstri gibi düşünün. Buranın finansının kendini yönetecek kapasiteye ulaşması için başındakilerin ehliyetli, liyakatli, profesyonel olması lazım. Nurettin Açıkalın şu anda başkan. İyi bir iş adamıdır. İşini iyi yapıyordur ama futbol böyle değil. Futbol farklı bir alan. Futbol bir kadro, ekip işi. Yönetimde de tamamı futbolu bilen, anlayan ve profesyonellerden oluşursa o zaman Kayserispor’u Afrika’daki bir çocuk da bilir, Amerika’daki de Kanada’daki de bilir. Ben Recep Mamur döneminde takımın yönetimindeydim. Süleyman Hurma profesyoneliydi bu işin. Tek eksiği Süleyman Hurma gibi kaç kişi daha lazım. Fakat bu bakış açısını Recep Mamur Kayseri’de yaptı. Ona teslim etti. ‘Bu işin profesyoneli sensin’ dedi. O dönemde Kayserispor’un futbolculardan kazandığı parayı düşünün. O dönem kulüp maddi açıdan iyi durumdaydı çünkü Süleyman Hurma bir profesyonel olarak alıyordu ve belli bir noktadan sonra da satıyordu. Kulübe çok ciddi bir kazanç getiriyordu. Anlatmak istediği şey bu. Kayserispor’a şu anda çok ciddi emek veren Baki Ersoy en çok katkı sağlayan isim. Gerçekten de bakıyorsunuz hem deplasmanda kulübe destek olması açısından hem ekonomik destekten hem de taraftar üzerindeki desteğinden dolayı kulübe çok büyük katkı sağlıyor. Takdir etmemek çok yanlış olur. Çok emeği var. Kulüp üzerinde emeği olan herkesten Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Yorum


