Mustafa Özkarakaya, Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitiminin kendisine hem teorik hem de pratik açıdan çok şey kattığını ve öğrendiklerini hayata geçirme konusunda önemli bir kaynak olduğunu söyledi.
"Şirketler, değer yaratma süreçlerinde kâr maksimizasyonunu ikinci planda tutmalı; birinci öncelikleri ise sürdürülebilirlik olmalıdır." dedi.
Sürdürülebilir bir ekonomi ile sürdürülebilir şirketlerin birbirleriyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti.
"Sürdürülebilir iş modelleri, şirketler için kaçınılmaz hale gelecektir. Bizim hedefimiz, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik değil; hem çalışanların gelişimi ve eğitimi hem de şirket yönetimi konusunda sürdürülebilir uygulamaların olmasıdır." dedi.
Şirketlerin pazara giriş yönteminin ne olduğundan bağımsız olarak, imalatın ve ihracatın ülke ekonomisi için gerekli olduğunu vurgulayan iş adamı Mustafa Özkarakaya, sadece Türkiye'deki fabrikalarda üretim yapmanın bazı durumlarda yetersiz olabileceğini belirtti.
"Yatırım yapmadan önce ev sahibi ülkelerin politik ve ekonomik sistemlerinin detaylı analizinin yapılması gerekiyor."
Üretimin Türk firmaları için küreselleşmesinin, ihracatçı firmalar için hem lojistik maliyetlerini düşüreceğini hem de yatırım yapılan ev sahibi ülkenin yerel avantajlarından faydalanılabileceğini de ekledi.
Genç girişimci Mustafa Özkarakaya, "Yakın zamanda yeni bir sektörde yeni bir projemiz olacak. Kısa süre içinde bunu paylaşacağız." dedi.