Kayseri’de yaşayan arıcı Şahin Orhan’ın 15. kattaki evine kurduğu arı düzeneği görenleri şaşırtırken; duvara açılan delikten çıkan arılar gün boyu şehrin farklı noktalarındaki ağaçlardan polen ve nektar toplayarak kovanlarına geri geliyor.
Kayseri’de 30 yıl önce arıcılığa başlayan Şahin Orhan, gün geçtikçe arılara olan ilgisi geliştirerek farklı yöntemler denedi. Kendi köyünde bal üretimine devam eden Orhan, şehir merkezindeki evinde de arılarından ayrılamadı. Evin oturma odasına kovan yerleştiren, duvarı delerek boru ile dışarı çıkaran Şahin Orhan, son olarak arılarını da kovana yerleştirdi. Özel olarak geliştirdiği yöntem ile arılar boru aracılığı dışarı çıkarken, şehir merkezindeki ağaçların çiçeklerinden polen ve nektar toplayarak geri kovanlarına dönüyor.
Geliştirdiği sistemi anlayan Orhan; "Arıların ana kutularını balkona koyuyordum. Arılarımı orada seyrediyordum. Bu şekilde bir formül buldum. Üzerinde de düzeneği var. Kovanlarda 40 derece üzerinde petek erir. 10 derecenin altında da arılar salkıma geçer. Öyle bir ayarlardım ki, vana koydum ve kovanı rahatlıkla kapatıp açabiliyoruz. Kışın 10 derecenin altındaki havalarda arı salkıma geçmesi gerekirken evin içerisinde ortam sıcak oluyor. O zaman arı salkımda durmuyor ve yiyecek tüketmek zorunda kalıyor. O yüzden böyle aletler koydum. Dışarının ısısını takip ediyorum ve ısı düşecekse vanayı kapatıyorum ama kovanı güneş görmeyen yere götürürüm. Arı salkımda rahatça duruyor. Dışarı ısısı artınca buraya getirip vanasını açıyorum ve arı normal hayatına devam eder. Ben burada bal üretmekten ziyade araştırma için bunu yaptım. Şuan içerisinde de balı var. 5 çıtanın 4’ü yavru, 1’i ful bal dolu. Arılar kenar duvara stok yapar. İstesem oradaki 3-4 kilo balı alabilirim" diye konuştu.
"Arılar evladım gibi"
Arıcı Şahin Orhan; "Bu sistemi görenler nasıl alıştırdığımı merak ediyorlar. Arıların zarar vereceğini söylüyorlar. Kimi de "hayalim" diyor. Avrupa’da devletler insanları balkonda arı beslesin diye teşvik eder. Bizim ülkemizde de yasak değil. Bu arılar benim kendi ıslahım olan sokmayan arı olduğu için kimseyi rahatsız etmez. Arılar kapalı alana da girmez. Arı çıktığı delikten sadece kendi yuvasına girer. Şu arının kimseye rahatsızlığı yok. Şehirlerde binlerce yaban arısı var. O arılar zarar vermiyor da benim sokmayan arım mı zarar verecek. Bu arılar böyle bir arı. Balı da hazır yenebilir. Şehirlerde bal verimi olan ağaç sayısı köylerden çok. Bu arılar evladım gibidir. Onları hissederim. Onlar hastalığında onlarla beraber ağlardım. Onların acısını hissederdim. Hastalıklarına çare bulununca onlardan daha çok mutlu olurum. Arıcı için arısız yaşanmaz" şeklinde konuştu.