ASLANDAĞ: İKTİDAR PARTİSİ SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRSİN
Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu, geçtiğimiz gün Semih Çelik’in İstanbul-Fatih’te surlardan atlayarak intihar etmeden önce, yarım saat arayla katlettiği Ayşenur Halil ile İkbal Uzuner için bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Eylem Sarıoğlu Aslandağ,ülkede artış gösteren kadına yönelik şiddetin artık son bulmasını istedi. İktidara yasaları uygulama çağrısında bulunan Aslandağ, “Biz, öldürülen her kadının ardından taziye mesajları ve üzüntü bildiren açıklamalar duymayı değil, sorumluluklarınızı yerine getirmenizi bekliyoruz” dedi.
Türkiye’de kadınlar, farklı illerde İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in saldırgan Semih Çelik tarafından öldürülmesini protesto ediyor. Bir protesto eylemi de Kayseri’de gerçekleştirildi. Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyeleri de, geçtiğimiz gün Semih Çelik’in İstanbul-Fatih’te surlardan atlayarak intihar etmeden önce, yarım saat arayla katlettiği Ayşenur Halil ile İkbal Uzuner için basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Eylem Sarıoğlu Aslandağ okudu. Sarıoğlu, şunları kaydetti.” Kadına dönük her türlü şiddetin arkasında yatan temel sebep bu toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleşmesi, bu eşitsizlikten güç alınarak uygulanan şiddetin toplum gözünde meşrulaştırılması, maalesef yargı kararları ile aklanması ve cezasızlık algısının yaratılmasıdır. Kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak devletin yükümlülükleri arasındadır. Şiddeti önleyecek mekanızmalar yaratma yerine, kadınları koruyucu tedbirler alma yerine bu yükümlülüğü güvence altına alan İstanbul sözleşmesinden ayrılmış olması 6284 sayılı yasanın her vesile ile tartışmaya açılması ,yargı aracılığıyla uygulanmaz hale getirilmesi şiddetin artmasının önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle İstanbul sözleşmesi tüm hükümleri ile tekrar yürürlüğe sokulmalı ,tarafı olduğumuz CEDAW Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesinin amacına uygun olarak adımlar atılmalı, politikalar üretmeli, kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden ,kadın düşmanı politikalardan ,erkek egemen anlayışının hakim olduğu kurumlardan cezasız neticesi doğuran ve cezayı nerdeyse ödüle dönüştürülen haksız tahrik indirimlerinden güç alması engellenmelidir. Kadınların adalete erişiminin önündeki toplumsal ve yapılacak engeller kaldırılmalı, şikayet hakkını kullanması neticesinde başına gelebilecek sonuçlardan korktuğu için yanlızlık ve cesaretsizlik hissiyle kalması engellenmelidir. Kadınların çantasında uzaklaştırma veya tedbir talebinin reddi kararı ile ölebilirim duygusu yerine artık güvendeyim ,bana kimse bir şey yapamaz duygusu ile hareket edebileceği koşulların “Şiddete Sıfır Tolerans” lafları sözde kalmamalıdır. Kadınlar söz değil yaşamlarını değiştirecek, onları güçlendirecek, şiddetten koruyacak en önemlisi ise eşitliği sağlayacak bütünlükçü politikalara ihtiyaç duyuyor. İçişleri Bakanı sayın Ali Yerlikaya tarafından “kadınlara şiddet uygulayanlara nefes aldırmayacakları” ifade edilmiş olup, buradan ifade ediyoruz ki gelinen noktada bu ülkede kadınlar “sokakta, evde, okulda, otobüste, yani mekan ve zaman ayırımı olmadan hiçbir yerde rahat nefes alamıyorlar, kadınların rahat nefes alacağı bir toplum yaratmak yükümlülüğünüz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Tüm kurumları ve yetkilileri kadına yönelik şiddetin önlenmesi noktasında atılacak adımlarda sorumlu ve samimi olmaya çağırıyoruz. Çünkü bizler kadına yönelik şiddete karşı esaslı mücadele yürütülmedikçe kadınların kendilerini güvende hissetmediğinin nefes alamadığının farkındayız. Kadının İnsan Hakları için mücadele eden biz avukatlar kadına yönelik erkek şiddetine, şiddetin kaynağı toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, şiddetin beslendiği kadın düşmanlığına ve şiddet uygulayan erkekleri cesaretlendiren cezasızlık haline karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadınların haklarının tırpalanmasına, Medeni Kanun’un ve 6284 Sayılı Yasanın tartışmaya açılmasına izin vermeyeceğiz. Kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlarda mücadele taleplerimizi sunarak, davaların takipçisi olmaya, kadına yönelmiş erkek şiddetine karşı kadınların, çocukların yanında olmaya devam edeceğiz.” Haber: Mehmet Yılmaz