Tarih: 10.02.2026 14:43

Sosyal medyadan alınan fotoğraflar başınızı ağrıtabilir

Facebook Twitter Linked-in

Avukat Zeynep Sevim, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların izinsiz şekilde haber siteleri ve dijital platformlarda kullanılmasının telif hakkı ihlali sayıldığını kaydederek, "Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir" dedi.
Sosyal medyada herkese açık olarak paylaşılan içeriklerin 2. kişiler tarafından serbestçe kullanım hakkı tanımadığını dile getiren Av. Zeynep Sevim, ilgilinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya videonun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıya bildiğini söyledi. Haber siteleri ve dijital platformlarda ilgilinin izni bulunmadan paylaşılan içeriklerin telif hakkının ihlaline sebep olacağını belirten Sevim; "Son dönemde sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların, ilgilisinin izni olmaksızın haber siteleri ve çeşitli dijital platformlar tarafından kullanıldığına sıklıkla tanık oluyoruz. Bir içeriğin sosyal medyada paylaşılmış olmasının, onun serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmeyecektir. Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir. Bu gibi durumlarda, eserin meydana gelmesiyle birlikte telif hakkı kendiliğinden doğabilmektedir. Görüntünün internette yer alması ya da herkese açık bir hesapta paylaşılması, üçüncü kişilerin dilediklerince bu içeriği çoğaltmalarına, yaymalarına veya ticari amaçla kullanmalarına izin vermeyebilmektedir. Özellikle haber sitelerinin ya da sosyal medya sayfalarının, vatandaşın çektiği bir görüntüyü izinsiz biçimde alarak haberleştirmesi, paylaşması veya bu yolla ekonomik menfaat sağlaması, telif hakkının ihlaline neden olabilmektedir" dedi.

"Hem maddi hem de manevi tazminat açılabilir"
Sevim, "Böyle bir durumda içerik sahibi hem maddi tazminat, hem de kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edebilmektedir. Ayrıca içeriğin yayından kaldırılması ve ihlalin durdurulması da hukuken mümkündür. Uygulamada sıkça karşılaştığımız 'internette vardı', 'zaten paylaşılmıştı' veya 'herkese açık hesap' şeklindeki savunmaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır. Yargıtay kararları da bu konuda istikrar kazanmış durumdadır. Bir içeriğin erişilebilir olması, kullanım hakkının devredildiği, eser ile ilgili istenildiği gibi düzenlemeler yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Haber amaçlı kullanımlarda dahi sınırsız bir serbesti yoktur. Ölçülülük ilkesine uyulması, zorunluluk bulunması, mümkünse izin alınması ve en azından kaynak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde basın özgürlüğü sınırları aşılmış olacağından hukuki sorumluluğun doğması da kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle gerek haber sitelerinin, gerekse sosyal medya üzerinden yayın yapan sayfaların, kullanıcılar tarafından üretilen içerikleri kullanırken telif ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bakımından çok daha dikkatli ve özenli davranmaları gerekmektedir. Aksi takdirde hem tazminat sorumluluğu hem de hukuki yaptırımlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır" şeklinde konuştu.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —