Son günlerin en çok merak edilen konularından birisi olarak dikkat çeken "CHP'de neler oluyor, il başkanı gerçekten istifa etti mi?" sorusu cevabını buldu. Gazetemiz Yayın Kurulu üyesi Ferhat Yağmur CHP İl Başkanı Adil Demir ile yaptığı röportajda hem 14/28 Mayıs seçimlerine dair, hem de kendisi ile ilgili durumu ve merak edilenleri aydınlattı.
Demir; "Gelirken baştan söyledim. Ben bu işi seçim sonucu ne olursa olsun bırakacağım dedim. Şimdi ben il başkanı olarak bir vekilimiz iki oldu. Oyumuz 12 idi 17 oldu diyebilirim. Bunu kesinlikle başarı görmüyorum. Benim için başarı Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanı olmasıydı. Bunu başaramadık. Onun için kendimi başarısız addediyorum."dedi.
CHP İL BAŞKANI ADİL DEMİR RESMEN İSTİFA ETTİ
İşte Yağmur'un demir ile gerçekleştirdiği ve merak edilenlere dair o röportaj;
*Öncelikle göreve geliş sürecini anlatır mısınız?
Bu sürece benim başlangıcım, vekilimiz Çetin Arık ve eski İl Başkanımız Ümit Hanım'ın ricası ile oldu. Bu hassas bir dönem. Ülkedeki koşullar bizim gelecekte iktidar olacağımızı, iktidar olmak için mücadele etmemiz gerektiği ve taşın altına elimizi koymamız gerektiğini söylediler. Bu niyet ile yola çıktık. Öncelikle o arkadaşlara teşekkür ediyorum, böyle onurlu bir görevde bizlere öncü oldular. Bizim böyle bir görev almamızı sağladılar. Hiç kimseye de bir kırgınlığım yok bu dönemde benim. Ben geldiğimden itibaren herkese elimi uzattım. Yapıcı ve birleştirici olmaya çalıştım. Bize hakaretler edildi, bizimle ilgili olumsuz şeyler söylendi ama kimseyle tartışmaya girmedim. Sadece amacım parti zarar görmesindi. Parti, basında, kamuoyunda parti içindeki şeylerle tartışılmasındı. Biz bu niyet ile yola çıktık. Ben bu işi başlangıcından da söyledi. Ben bu işi seçim sonucu ne olursa olsun seçimden sonra bırakacağımı söyledim çünkü seçim gitti geçim başladı. Benim bir işim var işimiz ile uğraşıyoruz. Bu 5 aylık süreçte işimi tamamen bıraktım geldim, bütün mesaimi buraya harcadım. Dolayısıyla sağlık ile ilgili problemlerim vardı, şekerim var, tansiyonum var. Birde buranın biraz ağır koşulları. Buranın koşulları gün geçtikçe benim sağlığımı olumsuzlar yaratmaya başladı. Buraya gelirken bile hep arkadaşlarımıza da söyledim seçim sonuca ne olursa olsun seçimden sonra yokum dedim. Sonuçta şöyle bir tablo çıktı ortaya. Ben çok umutluydum ama halk kararını yine mevcut iktidardan yana kullandı. Halkın kararına da saygı duyarız demek ki biz bütün seçim programını, genel merkezimiz ekonomi üzerine kurmuştu. Demek ki insanlar farklı şeyleri düşünmüşler. Ya da ekonomi ile ilgili bunları mevcut iktidar düzeltsin, bu sorunları onlar aştılar onlar düzeltsin dedi ve öyle bir karar verdi. Dayısıyla halkın kararına da saygı duyuyoruz.
* Başkan olmanızda Turan Arık Bey dâhil oldu mu?
Ben geldim geleli özellikle sizin televizyonunuzda tartışılıyor. Bende duyuyorum bunu. Turan Arık okey arkadaşı, masa arkadaşı… Böyle konuşuluyor. Ben Turan Arık ile bankadayken doğru Kırşehir'de o nüfus müdürü ben il müdürüydüm. Daha sonra o Nevşehir il müdürü oldu. Aradan 1.5 sene sonra bende Nevşehir'de il müdürü oldum. Hepsi tesadüf oldu. Bir arkadaşlığımız var mı? Var. Ama bu süreçte Turan Bey'in beni arkadaşlığımızdan ziyade ben yönetimdeydim. Yönetimde Ümit Hanım'la Çetin Bey'le de tanışıyorduk. Onun şeyi de oldu mu oldu ama bana ağırlıklı olarak Çetin Bey'in katkısı ve talebi oldu. Orada asla ben Turan Arık ile bir masada oyun oynamışlığımız yok. Böyle çok haksız bir eleştiri oldu. Daha masada okey oynamışlığımız yok. Bir kahveye gitmişliğimiz yok. Zaten benim kahve alışkanlığım yok yani. Turan Arık'ın var mı bilmiyorum ama daha masada oturup bir oyun oynamışlığımız yok yani. Ben bunu hiçbir zaman gündeme getirip konuşmak istemedim ama keşke sorulsaydı. Önyargılı olunmasaydı. Burada Ümit Hanım'a, Çetin Arık'a da önyargılı olundu. Bizi hep suçladılar, onların adamı, onların dediğini yapacak diye ama ben ismim gibi adil olmak için elimden geleni yaptım. Bize muhalif olan karşımda olan ilçe başkanları vardı, sıralar ortaya çıktıktan sonra onlarda gelip gitmeye başladı buraya. Yani onlarda bizi tanıma fırsatı vermedi. Beni tanıma fırsatını kendilerine vermediler yani. Benim kimse ile bir sorunum yok. Yani herkesin yolu açık olsun. Sonuçta bu karar benim kararım.
*İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hisselerini temsilen Dünya Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi oluşundaki süreci anlatır mısınız?
Orada şöyle bir şey oldu. Bu süreç geçen yıl Ağustos'ta kesinleşti ama bunun bir yıl öncesi var. İstanbul Dünya Ticaret Merkezi'nin burada iştiraki olan Kayseri Dünya Ticaret Merkezi varmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de orada hissesi varmış. Bu işe bizim il başkanımızın Ümit Hanım'ın İstanbul Büyükşehir ile iş dünyasında olan, iş dünyası içinden birinin atanmasını istemişler. O görevin ne olduğunu buradan hiç kimsede bilmiyor. Ne Ümit Hanım biliyordu ne de ben biliyordum. Burada sadece şu fuarların yapıldığı bir bina var, sadece orasıymış. Oraya Ağustos'ta tabii onun bir sene öncesi vardı onun bir yıl sürdü. Yönetim kurulu üyesi olarak atandık. Orada da üç aydık sanki problem var gibi… Yönetim kurulu üyeliği falan yok şimdi orada. Yani resmiyette var ama herhangi bir şey yok. Mesela orada huzur hakkı falan ödeniyor ya şimdi onlarda kesildi öyle bir şey yok. Yani orada Çetin Bey'in Turan Bey'in asla değil, il başkanımızı İstanbul Büyükşehir Belediyesi aramış, böyle bizim orada bir iştirakimiz var, oraya yönetim kuruluna bir kişi atayacağız, bu kişinin de iş dünyasında olan biri olsun istiyoruz denmiş o düşünce ile yola çıkıldı. Oradaki olayın hepsi bu.
*İl başkanı olduğunuzda nasıl bir il yönetim kurulu ile karşılaştınız?
Tabii 17 arkadaşımız bizim il başkanı olmamız ile ilgili oy kullandı bize. Bize karşı olan insanlarda var ama ben hiçbir kimse ile problem yaşamamaya çalıştım. Problemlerimiz oldu ama ben hiç bir zaman onlara da kırıcı olmadım. Yeni burada ben arkadaşlarımdan destek gördüm. 17 arkadaşıma teşekkür ederim özellikle bizim arkamızda durdular. Bize sahip çıktılar, bu süreci beraber yönettik. Buraya kadar beraber getirdik. Şimdi benden istenen kongre olabilir, kongreye kadar devam et falan dendi ama ben dedim ki ben bu süreci… Daha öncede söyledim seçimlerden sonra bırakacağım dedim ve buraya kadar geldik.
*İl başkanı seçilince 10 ilçe başkanı size muhalif oldu.Bu durumu nasıl karşıladınız?
Orada hiçbir zaman şahsımla ilgili bir şey algılamadım. Sadece parti adına üzüldüm. Basına taşıdılar. Basına hep parti içi tartışmalar yansıdı. Ne zaman ki milletvekili aday listeleri açıklandıktan sonra o arkadaşlarımda sustu. O arkadaşlarda gelip bizlerle hareket etmek zorunda oldular. O aşamadan sonra beni tanımaya başladılar. Tabii o arada birçok olumsuzluklar oldu. Yani birçok olumsuz şeyler yaşandı ama biz bunu kendi içimizde halletmeye çalıştık. Keşke daha önce o birlik beraberlik olsaydı, bizimle birlikte hareket etselerdi. Onları da suçlamıyorum onlara da bir şey demiyorum ama partiye yazık oldu sadece.
*Seçim döneminde ilçe başkanları ile uyumlu çalışabildiniz mi?
O dönemde hiçbir ilçe başkanı ile bir problemimiz olmadı. Onlarda bu işi kabullendiler. Oradaki arkadaşlarımızın niyetinin ne olduğu belliydi, 10 ilçe başkanımızın. Milletvekili adayları ile ilgiliydi sorunları. O arkadaşlarımıza göre Çetin Arık, Ümit Hanım olmasın kim olursa olsun. Onların yaklaşımı sadece oydu. Oradaki listenin öyle çıkmaması o arkadaşlarımızın bizle birlikte hareket etmesine neden oldu. Yani öyle baktılar olaya. Belki diyelim sırada Çetin Arık, Ümit Hanım olsaydı kesinlikle aynı sorunlar devam ederdi o arkadaşlar için. O arkadaşlar için tek bakış açısı bu iki kişi olmasında seçilir bir yerden kim olursa olsun. İnan orada Ak Partili bile olsa kabullenirlerdi yani.
*O denli diyorsunuz?
Bence kabullenirlerdi. Sıralarda ki onların düşündüğü şeyler olmayınca bizimle birlikte hareket ettiler. BU seçim sürecinde de o arkadaşlarla hiçbir olumsuzluk yaşamadık.
*Sizi birleştiren ana unsur seçim listesi mi oldu?
Seçim listesi oldu.Öyle oldu yani.
*Seçim döneminde CHP Genel Merkezi'nden, İl Başkanlığına 500 Bin TL geldiği söyleniyor. Bu para nerelerde kullanıldı? Birde Ümit Hanım'ın 150 Bin TL alacağı bulunduğu,bunun belli bir kısmının ödendiği ve geri kalan kısmından Ümit Hanım'ın almaktan vazgeçtiği dillendiriliyor. Siz neler söyleyeceksiniz?
Seçim dönemde bize iki defa para geldi. Bir 500 milyon, bir de 400 milyon geldi. İkinci tura kalınca 400 daha geldi. Toplam 900 milyon geldi. Ben burayı devrederken şuanda kasamızda 300 milyon para var. İkinci gelen 400 milyonun 375 milyonunu ilçelere sandık görevlilerinin yemeği için gönderdik. 16 ilçenin hesaplarına gönderdik. Onun dışında branda mıranda yaptırdık. Yani orada asla, yani orada para 900 milyon denenin dışında. Dediğim gibi bugün 300 milyondan fazla paramız var. Mitingimiz oldu o miting döneminde para harcadık. İlk seçimde yine yemek sorun vardı.
*Ümit Hanım'a bir ödeme yaptınız mı?
Ümit Hanım'a ödemeden ziyade Ümit Hanım ile buraya ilk geldiğimde buranın hiçbir şeyi yoktu. Harcamaları vardı, borcu vardı. Bir kısım ödeme yaptık ona, haklı olarak alacağı vardı yani. Partinin kasası boş ama faturalar ödenmiş. Ödeyende Ümit Hanım. Ona ödeme yaptık. Burada farklı farklı şeyler anlatıyorlar asla öyle değil. Partinin bilançosu tutmuyordu. Gelir gideri karşılamıyordu. Gideri fazla geliri az ama hiçbir yere borcunuz yok. Faturaödenmiş kim ödemiş. Biri ödemiş faturayı. İl başkanı cebinden ödemiş hepsini.Bir yere borcunuz olduğunda o kişi her gün burayı aşındırırsa rahatsız olmaz mısınız. İl başkanı cebinden ödemiş, genel merkezden para ne zaman gelecek hiç belli değildi. Yani bir suiistimal olayı kesinlikle yok.
*Peki, neden istifa ettiniz? İstifa dilekçenizide genel merkeze faksladınız?
Gelirken baştan söyledim. Ben bu işi seçim sonucu ne olursa olsun bırakacağım dedim. Kazanmış olsak ta bırakacaktım ama şöyle de bir şey var. İki seçim süreci yaşadık. Şimdi ben il başkanı olarak burada farklı hikaye yazmak istesem kendime başarı çıkarmaya çalışsam farklı senaryolar anlatırız. Bir vekilimiz iki oldu. Oyumuz 12 idi 17 oldu. Ben bunu kesinlikle başarı görmüyorum. Benim için başarı ölçüsü nedir derseniz, Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanı olmasıydı. Biz on tane de vekil çıkarsak, genel başkanımız cumhurbaşkanı olmasa idi yine başarısız addederdim kendimi. Burada partinin oyunda artış oldu mu? Oldu. Bir vekilimizi iki yaptık mı? Yaptık. %12'lik oyumuzu %17 yaptık mı? Yaptık ama bu başarı kemin derseniz. Önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin, örgütün, daha sonra ittifaktaki partilerin. Burada kimse kimseyi suçlamasın. Sadece CHP başarılı, ittifaktaki şu partili değil. Burada oyu ölçer bir şey yok yani. Herkesin oyu var burada. Bu başarı ortak bir başarı. Eğer başarı ise biri iki etmek ortak bir başarı. Millet İttifakı'nın başarısı. Bunun ana öncüsü de CHP'dir.Bütün arkadaşların emeklerine sağlık. Ben buraya gelirken kafamda şöyle bir şey çizdim. Biz cumhurbaşkanlığında, genel başkanımız en az 350 bin oy alırsa, milletvekili seçiminde de 220 bin oy alırsa biz kedimizi başarılı sayalım arkadaşlar dedik. Bu rakamlara ulaşamadık. Yani ben burada bur başarısızlık var mı? Var. İktidar olamadık çünkü. Bunun ilk faturasını da il başkanı olarak kendime kesiyorum. Bizim Genel Başkanımız 'Ben Kemal geliyorum' dedi. Gelemedi. Ben de 'Ben Adil gidiyorum' diyorum.
*İstifa duyurunuzu yapmadan önce Genel Merkez, Milletvekili Aşkın Genç, Çetin Arık, Ümit Hanım ile konuştunuz yada görüştünüz mü?
Hiç kimse ile istişare etmedim. Genel merkez ile de istişare etmedim. Sadece orada dedim ya hafta içi istifa edeceğim diye. Genel merkez ile konuşayım en azından onlara da haber vereyim diye birkaç teşebbüsüm oldu ama ulaşamadım. Orada da şimdi yoğunluk var. Bekledim onlar bana dönsün diye ama ulaşamayınca sözümde durmak adına istifamı bildirdim.
*Çetin Arık ve Ümit Hanım'ın listeye konmaması sizin şevkinizi kırdı mı? Sizin istifanızı hızlandırdı mı?
Onlar listesinde başında olsa vekazansalardı da aynı olurdu. Çünkü ben bu işi seçim sonrası bırakacağım dedim. Listede olmamaları… Tamam, olsalar güzeldi olmadı ama ben hep şöyle düşündüm. Kim ne yerde olursa olsun, bizim genel başkanımızın cumhurbaşkanı olması lazım onun için çalışmamız lazım dedim. Tamam, orada liste çıktıktan sonra herkesin düşünüp önüne bakması lazım. Listede şu oldu bu oldu, ben olamadım değil genel başkanımızın cumhurbaşkanı yapmaktı bütün amacımız. Yani bizim burada vekil kim olmuş, on tane olmuş hiç önemli değil önce cumhurbaşkanlığını kazanmamız lazımdı. Ben bunu hep arkadaşlarıma söyledim. Tamam, bir yarış oldu. Listeler farklı çıktı. Herkesin beklentileri farklıydı. Bu şekilde beklemiyorlardı. Ondan sonra yapacak bir şey yok yani. Önümüzdeki tablo buydu. Buna göre herkesin çalışması lazımdı herkeste çalıştı. Hiç kimde emeğini esirgemedi.
*Peki, son olarak CHP ve Kayserililere neler söylemek istersiniz?
Herkeste bir umutsuzluk var, bir moral bozukluğu var. Herkesin kendini biran önce toparlaması lazım. Seçim bitti geçim dönemi başladı. Yani mutlaka bugünlerde geçecektir. Halk böyle karar verdi, buna saygı duymak zorundayız. Tamam, kaybettik ama düşman değiliz birbirimize. Aynı toplamda aynı mahallede aynı binada yaşıyoruz hepimiz. Burada hiç kimse asla bunu bir moral bozukluğu yapmasın. Yani herkes niye kaybettik, neden kaybettik, neyi anlatamadık, halk niye bize güven duyup oy vermedi. Onun mukayesini yapsın. Onun ile ilgili düşünsün. Burada herkes üstüne bir sorumluluk çıkarsın. Ben il başkanı olarak kendime sorumluluk çıkardım. Diyorum ki biz bu işi yapamadık. Halka umut verdik ama güven veremedik herhalde ki bize oy vermediler. Herkesin önüne bakıp düşünmesi lazım. Herkesin kendisinin bir muhasebesini yapması lazım. Herkes için söylüyorum bunu.