DEVA Partisi İl Başkanı Begüm Başmısırlı, parti genel başkanları Ali Babacan’ın Kayseri’nin ülke siyasetinde ki geçmişten günümüze olan konumu nedeniyle ayrı bir önem verdiğini söyledi. Başkan Başmısırlı, “Kayseri ülke siyasetine yön veren bir il konumunda yer alıyor. Bundan dolayı genel başkanımız Kayseri’ye farklı bir önem veriyor. AK Parti ve MHP’nin güçlü olduğu bir yerde DEVA partisinin hızlı bir şekilde kurulması ve yapılanması genel başkanımız ve bizler için çok önemli” dedi.
Dışişleri Eski Bakanlarından Ali Babacan önderliğinde kurulan Deva Partisi’nin 7 ay önce kurucu il başkanlığına atanan Begüm Başmısırılı gazetemiz muhabiri Samed Aydın SUN’un sorularını yanıtladı. Kentte sahada olan tek parti olduklarını öne süren Başmısırlı, vatandaşın en büyük sıkıntısının ekonomik sorunlar ve işsizlik sorunu olduğunu belirtti.
Kayseri’de teşkilatlanma ne zaman başladı?
“Benim atanmamla birlikte teşkilatlanma başladı. Partimiz 1 yıllık pati. 81 ilde il teşkilatı ile 600’ün üzerinde ilçe teşkilatının kurulumu tamamlandı. Biz de 7 ay içinde hem 60 kişilik yönetimimizi kurduk hem de il binamızın kurulumunu sağladık. Ayrıca ilçe teşkilatlarımızın kurulumlarını sağlıyoruz. 1 Haziran itibariyle de kurulmuş olan ilçelerimizin kongre takvimlerini belirledik. İl Kongresini yapıp, atanmıştan çıkıp ben de seçilmiş bir başkan olarak görevimi devam ettireceğim”
‘KADINLAR SİYASETTE YER ALMALI’
Kadınların hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de varolması gerektiğine inandığını belirten Başmısırlı, “Kadınların siyaset hayatında olması gerektiğine inanıyorum. İş hayatında nasıl varsak, siyasette de o şekilde kadın olarak yer almalıyız. Aynı şey gençlerimiz için de geçerli. Benim bir farkındalığım var. Kayseri siyasi tarihinde bir siyasi partinin ilk defa kurucu başkanıyım. Bu Kayseri siyasi tarihinde bir ilk. ‘Yuvayı yapan dişi kuştur’ anlayışla burada faaliyetlimizi sürdürüyoruz. Kadınların bakış açısı çok farklı. Çok daha seçici ve detaycıyız. Hem de bir annelik duygusu ile yaklaşan bir yapıda olduğumuz için Kayseri siyasetinde de kadınlarımızı sıklıkla görmek istiyoruz. Ama, şu konjektürde biraz zor oluyor. Kadınlarımızın evde olması ve pandemi şartları ile çocuklarının bakımlarından dolayı biraz zorlanabiliyoruz. Ancak, kadınların siyasette olması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
‘ALİ BABACAN KAYSERİ’YE ÇOK ÖNEM VERİYOR’
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Kayseri’nin siyaset arenasındaki geçmişten günümüze kadar etkin bir konumda olması nedeniyle şehrimize ayrı bir önem verdiğini de anlatan Begüm Başmısırlı, “Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan Kayseri’ye daha önce bir çok kez farklı programlar için gelmişti. Genel Başkanımız Kayseri’yi çok önemsiyor. Kayseri bölge illerine göre hem gelişmiş hem de nüfus olarak kalabalık bir il. Ayrıca, Kayseri ülke siyasetine yön veren bir il konumunda yer alıyor. Bundan dolayı genel başkanımız Kayseri’ye farklı bir önem veriyor. AK Parti ve MHP’nin güçlü olduğu bir yerde DEVA partisinin hızlı bir şekilde kurulması ve yapılanması genel başkanımız ve bizler için çok önemli. Kayseri, vizyonu gelişmesi gereken bir şehirdir. Maalesef Kayseri’nin vizyonu gelişmiş değil. Sayın genel başkanımız da burada ilk mesajını bir kadın başkanı atayarak mesajını vermiştir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘SAHADA HERKES ALİ BABACAN İSMİNE GÜVENİYOR’
Sahada aktif olarak yer aldıklarını, Ali Babacan isminin de halkta karşılık bulduğunu ileri süren Başkan Başmısırlı, “Kayseri siyaseti ülke geneli ile paralel gidiyor. Mevcut hükümetin yaptığı siyaset yerele de yansıyor. Pandemi sürecinin iyi yönetilememesi Kayseri siyasetine de yansıyor. Genel Başkanımızın geçmişte siyasette olması ve liyakatli olması bizi etkiliyor. Çünkü sahada Ali Babacan’ı herkes çok seviyor. Herkes tanıyor. Genel başkanımız kendisini siyasette de ticarette de özel yaşamında da ispatlamış birisi. Bu da bizim elimizi çok rahat açıyor, rahatlatıyor ve saha çalışmalarında bizi etkiliyor. Ali Babacan’a çok değer veriliyor. Herkes Ali Babacan ismini duyduğu zaman ‘bu adam doğru adam, ekonomiyi düzeltmişti, bu adam iyi bir insan’ diyor. Bunları duymak o kadar önemli ki çünkü ülke siyaseti o kadar çirkinleşti ki bu sözleri duymak bizlere gurur veriyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘EKONOMİDEN DERTLİLER’
Pandemi nedeniyle vatandaşın en çok ekonomiden şikayet ettiğini belirten DEVA Partisi il Başkanı, “Esnaf ve vatandaş yeteri kadar destek göremedi. Bizler sahada kimi görsek destek alamadıklarını çok mağdur edildiklerini ve sermayelerinin bittiğini söylüyorlar. Ekonomi bizim kanayan yaramız. Sanayicimiz Ham maddenin çok pahalı olduğunu, hatta bazı sektörlerde dış ticaretin yükselmesini göstermek amacıyla iç piyasaya ürün verilmediğinden dolayı çok sıkıntı yaşadıklarını söylüyorlar. Doların ve Euronun artması ham maddenin de dışarıdan alınması insanları gerçekten yoruyor. İnsanlarda ekonomik olarak gerçekten bir yorgunluk ve çöküş var. İnsanlar hukuktan son derece uzak olunduğunu, adliye saraylarına gitmeye korktuklarını söyleyenler var. Gençlerimiz işsizlik ve sosyal hayat sıkıntılarından şikayet ediyorlar. Pandemi şartlarında bizim hatırımızı soran tek siyasi parti sizsiniz diyor esnaf. Bu da bizi üzüyor. Halktan uzaklaşan ve kopuk bir siyaset ortaya konulduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.
‘SURİYELİLER DOĞRU POLİTİKAYLA MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLMELİ’
Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Begüm Başmısırlı, “Doğru bir dış politika izlenseydi belki de Suriye meselesi bizi bu kadar yormayacaktı. Mutlaka doğru bir politika ile bu insanların evlerine yurtlarına yeniden gönderilmesi lazım. Bunun için de doğru adımların atılması lazım. Ama baktığımız zaman biz ülke olarak hiçbir komşumuzla doğru bir dış politika yönetemiyoruz. Bizim dış politikamızın hiçbir şekilde doğru yönetildiğine inanmıyorum. Dış politikanın doğru olamaması nedeniyle dışarıda da doğrudan bir sermaye girişi de olmuyor. Doğru bir dış politika ile bu paranın ülkemize gelmesi çok kolaydı. Suriyelilerin şu şartlarda gönderilmesi doğru değil, uygun da değil. Doğru bir dış politika ile Suriyelilerin kendi memleketlerine gönderilmelerinin sağlanması gerekiyor” yorumunda bulundu.
‘KAYSERİ KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÜRETMELİ’
Kayseri’nin sorunlarına da değinen Başmısırlı, “Mobilya ve çelik kapı sektörü üzerine kurulu sanayisini daha çok katma değer yaratan sektörlere yayması lazım. Gençlerimiz başka ülkelere garsonluk yapmayı ya da araba yıkamayı daha karlı görüyor. Bu da beni bir anne olarak çok üzüyor. Kayseri’de tarım ve hayvancılığı bitirdik. Doğru tarımın yapıldığını düşünmüyorum. Tarım arazilerinin daha çok korunması gerekiyor. Hinterland sisteminin kalkması gerekiyor. Bu sistem bence çok yanlış bir sistem. Çünkü şehirde kullanılan elektrik ve su fiyatları ile köyde kullanılan fiyatların aynı olmaması gerekiyor. Tarım ve hayvancılığa verilen destekler konusunda maalesef Kayseri gereken desteği alamadı. Bize hep Kayserili işini bilir diye bir masal anlatıldı. Aslında Kayseri üretkenken çok güzel işler yapabilen bir akla sahipken ne yazık ki ticaretimizin de çok doğru yönlendirildiğini düşünmüyorum. 20 yıldır iktidarda olan ve Kayseri’de milletvekilliği yapan siyasetçilerimizin Kayseri’ye ihanet ettiklerini düşünüyorum. Kayseri’ye hızlı treni getirememek Kayseri halkına yapılmış bir ihanettir bana göre. Desteklerin verilememesi Kayseri’yi geriye itmekten başka bir şey yapmamıştır. Tarım ve hayvancılığın mazot, gübre yem fiyatlarının artmasından dolayı 2021 yılında endişe ile tarımı takip edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
‘KAYSERİ’NİN ORMANLAŞTIRILMASI LAZIM’
Kentin en büyük sorunlarından birinin yeşil alan azlığı olduğuna da vurgu yapan Başmısırlı, “Kayseri’de çok hızlı bir yapılaşma var. Kayseri’nin ormanlaştırılması lazım. Kayseri yeşil alana çok ağırlık verilmiyor. Bağların bile betonlaşamaya doğru gittiğini görüyoruz. İklim değişikliğine Kayseri’nin hazır olduğunu düşünmüyorum. Şehircilik denildiğinde yeşil alana daha çok ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Küçük parklarla değil, ormanlaştırılarak yeşillenmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın vicdanlı olarak oy kullanmaları istiyorum. Sorgulama yaparak, ülkenin nereden nereye geldiğini kıyaslayarak oy kullanmalarını istiyorum. Bayrağımıza ezanımıza, Atatürk’ümüze hep birlikte sahip çıkmamız lazım. Bütünleştirici ve birleştirici olmamız lazım. Kirli siyasetin artık bitmesi gerekiyor. İnsanların sakinik ve huzur içinde güzel bir Türkiye için doğru adımların atılması gerekiyor. Ülkenin refaha ve huzura ermesi için topyekün bir yeniliğe ihtiyacımız var” dedi.
Haber-Röportaj: Samed Aydın SUN