UZMAN DOKTOR CANAN ŞENGÜL


TOSTLA BESLENİP- TESTLE BÜYÜTÜLEN UMUTLAR

  Umudunuzu yitirdiğiniz anda yaptığınız her iş ağır gelecektir size.


“Bu yükün altında ezileceksin dedim hamala” , ”ölüm kolay sen umuttan haber ver” dedi bana ve ekledi “Umut varsa dünyayı vur sırtıma”
  Hadi bugün umutlarımıza göz atalım. Çalışansınız;  iş yerine gittiğinizde hep aynı işleri yapıyorsunuz ürettiğiniz iş hep aynı farklı yapabileceğiniz ya da maddi manevi tatminkârlık katacak hiçbir şey yok.
  Ev hanımısınız; eşinizi ve çocuklarınızı görevlerinin başına yolladıktan sonra evinizin düzenini sağlayacak bir dizi işiniz var bir de size ayrılan bütçe ile mutfak alışverişi ve akşama hazır olması gereken aşınızın planı var öğle aşınızı söylemiyorum bile.
  Öğrencisiniz her gün işlenecek bir müfredatınız var ama hedefte hep bir sınavla kesilen yolunuz olduğu için aralara güzel faliyetler katmaya fırsat olmuyor. Belki bir müzik belki de bir resim yeteneğiniz var ama ülkede bunlar karın doyurmuyor para odaklı işlere yönelin deniliyor size.
  Umudunuzu yitirdiğiniz anda yaptığınız her iş ağır gelecektir size. Her gün tek düze işler yapmak için gittiğiniz işte umudunuz akşam gittiğiniz huzurlu bir ev, sevgi ve saygıyla yoğrulmuş bir aile olursa iş üstüne iş üretirsiniz.
  Planlı üretken bir ev hanımının sevgisini katarak akşama hazırlayacak olduğu aşındaki umut belki de basit bir takdir edilme duygusudur.
  Peki ya umutlarına çok ihtiyacımızın olduğu gençlerimiz ne yapsın hangi umutlarla yol alsın. Teog sınavı diyerek çocuk yaşta sınav stresini yüklediğimiz çocuklarımızın geleceğini hapsettiğimiz üniversite sınavları. Bu yıl 3 milyon öğrencinin girmesi planlanan sınavda Kıbrıs dâhil 800 bin öğrencinin üniversitelere yerleştirilmesi düşünülüyor. Okulların durumu malum aileler özel derslerle eksik tamamlamaya çalışıyor. Yarış atı gibi yetiştirilen çocuklarımız uzun bir pandemi döneminden sonra bağımlılık haline getirdikleri cep telefonu bilgisayar bağımlılıklarından ders çalışma temposuna nasıl geçecek? 
  Gençlerimiz bizim geleceğimiz yani konumumuz ne olursa olsun hepimizin umudu onlar. Gençlerimiz bizim yarış atımız değil özgürlüklerini elinden alıp kendi kalıplarımız içerisinde şekil vermeye çalışmak onların mevcut yeteneklerini ortaya çıkarmalarına engel olur. Ülke geleceğinden umudumuzu ne kadar yitirmiş olursak olalım gençlerimize güvenmemiz gerekir. Ulu önder Atatürk'ün yaptığı gibi o aydınlığa giden meşaleleri onların elinden asla almamalı almaya teşebbüs edenlere izin vermemeliyiz. Tostla beslenip – testle eğitim gören gençlerimizin özgür ruhunu kafeslerinden salmamız gerekir ancak bu şekilde bizim umudumuz olmaya devam edebilirler.